Ani bir sesle yerinden fırladı Esra. Düşüncelere öyle dalmıştı ki bir an nerede olduğunu anımsama gereği duydu. Etrafına bakındı, kendi evinin salonundaydı. Ne kadar süredir öylece oturduğunu bilmiyordu. Sesin geldiği yöne doğru baktı. Koridordan gelen sesin sebebini anlamak için hızlı adımlarla yürüdü. Her şey normal görünüyordu. Ne olduğuna anlam veremedi başta. Mutfağa geçip lambaya basınca anladı. Yine elektrik şalteri atmıştı. Kutuyu açıp baktığında haklı olduğunu anladı. Düğmelerden biri inmişti. Ne zamandır ara ara yaşıyordu bu sorunu. Bir elektrikçi çağırması gerektiğini söylüyordu arkadaşları ama o her seferinde bir şekilde tuşu kaldırmayı başarıp erteliyordu. İş yerindeki elektrik panosunun üzerinde koca bir levha görmüştü, “dikkat elektrik çarpma riski, elektrikçinin işini elektrikçiye bırak” şeklinde.
Biraz durdu panonun önünde. Aklına yalıtkan bir malzeme ile müdahale etmek geldi. En azından elektrik çarpmaz diye düşündü. Mutfakta bulduğu, hamur işi yaparım diye aldığı merdaneyi ilk kez kullanmak üzere eline aldı. Panonun önüne döndü ve tuşu kaldırdı.
O anda yüksek bir patlama sesi ve çıkan kıvılcımlarla birlikte geriye fırladı. Şimdi bütün evin hatta bütün apartmanın elektriği gitmişti. Esra apartman arasından gelen seslerden komşularının da sesi duyduğunu anladı. Korkusunu bile yaşayamadan yüzündeki şok ifadesiyle kapısını açtı ve komşularına olanı anlattı. Alt komşusu çok tebessümlü herkese selamını veren özel bayram günlerinde komşularına ikram dağıtan bir kadındı. Öncelikle Esra’yı sakinleştirdi. Olabilir herkesin başına gelebilir böyle sıkıntılar dedi. Eşinin elektrikçi olduğunu ve birazdan gelip olayı halledeceğini söyledi. Esra bunu duyunca çok rahatlamış olacak ki ağlamaya başladı. Komşusuna olayın gerçekleşme şeklini anlattı. Eğer direkt eliyle müdahale etse neler olabileceğini tahmin bile etmek istemiyordu Esra. Komşusu Esra’ya bir bardak su getirdi.
Eşi ise Esra’nın ve apartmanın elektrik sorununu çözerken birkaç hayati bilgi verdi ve ardından ekledi:
“Bir şeyi yapabilecek olmamız her zaman o şeyi yapmamız gerektiği anlamına gelmez.
Hayatta bazı alanları sınırlandırmak gerekir. Mesela elektrik onlardan biridir. Birçok aksam barındırır ve bu çok farklı sonuçlar doğurabilir. Tuşu kaldırınca elektriğin gelmesini bilmek ile onun neden kapandığını bilmek arasındaki fark, tuşu kaldırdığın zaman ne ile karşılaşacağının cevabıdır. Bir daha bu durumlarda bir elektrikçi olmadan müdahale etmemelisin.”
Esra böylece önemli bir ders almıştı. Kendi kendine ‘’tamam’’ anlamında kafasını salladı.
Hayatta insanlar imkanları dahilinde yapabilir olduklarına odaklanabilir.
İnsanın elinin olması her kutuyu kurcalayabileceği anlamına gelmez. Bazı sonuçlar ağırdır.
İnsan ilişkilerinde de bu böyle olabilir. İnsan imkanları dahilinde; güzelliği ile ekonomisi ile, statüsü ile… ilişkilerini başlatabilir ama mutlaka bir yerde elektrik panosu gibi bir patlama yaşanır.
Çünkü elektrik akımının olduğu gibi ilişkilerinde bir dinamiği, süreçleri ve süreçlerinin gereksinimleri vardır. İnsan imkanları ile var olmaya çalıştığında ilişkinin kıvamını yakalayamıyordu.
O sebeple her işin başında bir miktar sakınmak gerekirdi.
Bir yanıt yazın