Kablosuz Bağlar

Kablolu kulaklık kullanmaya devam eden nadir insanlardandı Bade. Sahi teknoloji ne kadar da gelişmişti. Eskiden radyoda sevdiğine şarkı isteyen insanlardık. Şimdi kendi müzik listemizi istediğimiz gibi oluşturuyoruz. Her şey çok kolay ulaşılır oldu. İstediğin şarkıyı seçip kaydetmen yeterli. Benzer şarkılar da tavsiye ediliyor ve hep aynı şarkıları dinlemiyorsun. İster kulak içi bluetooth kulaklık ister dış kulaklık kullan. Şarjı olduğu sürece her şeyin uzaktan kontrol edilmesi mümkün. Her işini kolaylaştıracak bir yol buldu insanoğlu. Buldu da işleri kolaylaştıkça ilişkiler zorlaştı.

Artık arkadaşlık, iş, karşı cins… Her ne ilişkisi ararsan bir tık’la ulaşabileceği birçok platform oluşturdu insanoğlu. İlişkiler de kablosuz ağlara döndü. Karşı karşıya gelip yüz yüze bakmadan, iki hoş sohbet etmeden… Dakikalar içinde mesajlaşırken, birden işin boyutu çok başka yerlere gelir oldu. O kadar çok yaşanıyordu ki bu, alışıldı, normalleşti…

Daha dün tanıştığı çocukla, ertesi gün “Ne yaptınız?” sorusuna, “Ha o m? Bitti ya konuşmuyoruz, engelledik birbirimizi” muhabbetine döndü.

Bir günde tanışıp, bir günde sevgili olup akşamına ayrılan bir nesil… Yıllar öncesi öyle mi? Radyodan şarkı isteğinde bulunan, yıllar olmuş aşkını itiraf edememiş gençler vardı… Şimdi ise lovebombingler, ghostlamaklar…

Her şey çok hızlı yaşanıyor, çok hızlı şekilleniyordu. Kablosuz kulaklıklar gibi, bağ kurulmamış ilişkilerle dolup taşmış mesaj kutuları…

Bade klasik romanlar okuyarak, emekli öğretmen nenesiyle büyümüştü… Ondan dinlediği anılar ile güncel zaman arasındaki uçurum farkı onu hayrete düşürüyordu. Daha duygusal ve romantik bakış açısından dolayı güncel ilişkiler pek ona göre değildi.

Zaman zaman arkadaşları tarafından eleştiriliyordu ama pek umurunda olmuyordu. Sosyal medyayı aktif kullanmazdı. Hala klasik romanlar okurdu. Hatta mümkün olsa mektuplaşmak isterdi…

‘Ben bu dönemin insanı değilim’ derdi içinden…

Samimiyetsiz ilişkiler ona göre değildi. Bu yüzden varsındı eleştirilsindi. O her şeyin bir zamanı olduğu gerçeğini bilerek büyüdü.

Bir meyvenin olgunlaşmasının…

Bulutlarda biriken nemin zamanı gelince gökten süzüldüğünün…

Yağan karda oynayabilmek için belli bir miktar yere konması gerektiğinin…

Bir kalbe düşen sevginin belli bir “tanıma” sonrası oluştuğunun…

Her şey vakti gelince güzeldi…

Zamanı öne çekerek hızlandırılan, kolaylaştırılan hiçbir süreçte lezzet yoktu. Çünkü her seçim bir vazgeçişti.

Bade’ye göre hayattan keyif almak, samimi ilişkiler kurmaktan vazgeçilecek bir değer değildi. O sebeple kınamalar onu üzmez, düşüncesini de değiştirmezdi.

Kulaklığının kablosunu düzeltti, telefonuna taktı… En sevdiği müziği açtı ve şehrin karmaşasından uzak bir patikadan yürümeye başladı…

“Kablosuz Bağlar” için 21 yanıt

  1. Tuğçe avatarı
    Tuğçe

    Hızla akan zamanda gerçek dostluğu, değeri ve sevgiyi kaybetmemek çok kıymetli. Çok güzel bir yazı olmuş.
    Emeğinize sağlık…

    Loading spinner
  2. Çağla Albayrak avatarı
    Çağla Albayrak

    Bade, beni de al yanına 🙂 Sahte olan her şeyin çoğaldığı bu dönemde, ilişkilerimizin gerçeğine sahip çıkmak dileğiyle💐 Zihninize sağlık 🙂

    Loading spinner
  3. Tuğba Aytaç avatarı
    Tuğba Aytaç

    Kolaylaştırılmış ve hızlı olan her şeyi hemen doğru kabul ettik. Bunu hemen kabullenen bir nesil olduğumuzu farkettiren güzel bir yazı olmuş 😍 Emeğinize sağlık 🪻

    Loading spinner
  4. Yıldan Aytaç avatarı
    Yıldan Aytaç

    Her seçimde bir vazgeçiş muazzam

    Loading spinner
  5. feyyaz rayiha avatarı
    feyyaz rayiha

    Herşeyin bir zamanı vardı.
    insan bile bile unutuyor bu gerçekleri.
    ya da her seçim bir vazgeçişti.
    ama zamanı öne çekerek sahip olmaya çalışmak lezzetsizleştiriyordu.

    çok güzel , kalbe işleyen sözler. birazda bunları unutmadan yaşayabilsek ne güzel olur.

    sevdim yazınızı
    elinize sağlık

    Loading spinner
  6. Merve Çelik avatarı
    Merve Çelik

    “Bana hep bana bana…” şarkılarıyla, “Kirlenmek güzeldir.” reklamlarıyla büyüyen bir neslin hazlarını ertelemesi, daha büyük sevinçler için şimdinin keyiflerinden vazgeçebilmesi pek kolay görünmüyor.
    Biz de Bade gibi “bir yer bulalım, dünyadan uzak” 🙂

    Loading spinner
  7. Demet avatarı
    Demet

    Bizde gerçekten bu dönemin insanı olmak istemiyoruz. Tad bitti keyif bitti çok güzel anlatılmış zamanimizin problemi yüreğinize saglik

    Loading spinner
  8. Feyzan H. avatarı
    Feyzan H.

    Bazı insanlar gerçekten de seviyor kulaklık takıp ortamın karmaşasından sıyrılmayı. Geçici bir sakinlik gibi görünse de içinde kocaman bir bahçe inşa ediyorlar sanki.

    Loading spinner
  9. Ayşe avatarı
    Ayşe

    Bazı yazılar vardır, okurken değil bitince dokunur insana…
    Bade’nin kablolu kulaklığı aslında bir tercih değil, bir duruş.
    Tanımadan sevdiğini sanan, konuşmadan silen, engellemeyi vedanın yerine koyan bir ilişki biçimini çok sade ama çok çarpıcı anlatmış.
    Emeğinize sağlık💕

    Loading spinner
  10. Kadriye avatarı
    Kadriye

    Büyük bir zevk alarak okudum çok güzel işlenmiş insan okurken yasalar aklına geliyor konu harika olmuş emeğinize sağlık

    Loading spinner
  11. delfin avatarı
    delfin

    Bedel ödemediği her şey insanoğlunun elinden alındı. ilişkilerimiz gibi

    Loading spinner
  12. Tuba Zorlu avatarı
    Tuba Zorlu

    “Ben bu dönemin insanı değilim” hayat bir mola ver, bu hızda bir yere yetişemiyorsun, özüne dön diyor. Sade, samimi ilişkiler için bu hengamede yavaşlamaya ihtiyacımız olduğunu hatırlattı..

    Loading spinner
  13. Amine Y. avatarı
    Amine Y.

    Gerçek bağlar adım adım oluşuyor.. Tıpkı sakınma süreçlerimiz gibi. Tüm süreçler yaklaşırken ve uzaklaşırken bizden küçük adımlar bekliyor.. Küçük adımların ne kadar anlamlı olduğunu öğrendiğim kıymetli bir seminer🌱

    Loading spinner
  14. Ferides Korkut avatarı
    Ferides Korkut

    Ne çok şeyi kolaylaştırmak adına ne çok samimi duyguları yitirdik aslında.

    Loading spinner
  15. Rana avatarı
    Rana

    Bu dönemde her şey gerçekten o kadar hızlı o kadar yüzeysel yaşanıyor ki.. İnsanlar bir şeyler için yorulmak, çabalamak, emek sarf etmek istemiyor. Bunu körükleyen bir dünyaya doğan kocaman bir gençlik var. Dolayısıyla kınanmamak için kurulan arkadaşlıklarla dolu liseler, üniversiteler.. İnsana asıl iyi gelen şeyin samimiyetle kurulan bağlar olduğunu fark edebilmek ve fark ettirebilmek dileğiyle..

    Loading spinner
  16. Tuğba Ergün avatarı
    Tuğba Ergün

    Her şey çok hızlı ve bu hızda insanlar dur düşün yapmakta zorlanıyorlar….

    Loading spinner
  17. Aysel öncel avatarı
    Aysel öncel

    Bu yazı insanın içine dokunuyor. Okurken ister istemez durup kendi ilişkilerini, kendi hızını sorguluyor. Her şeyin bu kadar çabuk yaşanmasına, çabuk tüketilmesine karşı sessiz ama çok net bir itiraz var satırlarında. Bade’nin kablolu kulaklığı aslında bir alışkanlık değil, bir duruş. Beklemeyi, tanımayı, emek vermeyi bilen bir kalbin sesi gibi. Günümüzün yüzeysel ilişkileri arasında samimiyeti hâlâ önemseyen insanların hâlâ var olduğunu hatırlatıyor. Yavaş ama gerçek… Ve tam da bu yüzden çok kıymetli.

    Loading spinner
  18. Esra avatarı
    Esra

    Günümüzde insanlar samimiyetle kurulan bağların tadını bile unuttu. Sadece uzaktan kurulan bağ ile yetinmeye çalışıyor. Neden vazgeçtiğimizin bile farkında değiliz.

    Loading spinner
  19. Asuman avatarı
    Asuman

    Bade yalnız değilsin😊 İnsan azınlıkta kalınca anormal benim diye düşünüyor ya.
    Teşekkürler

    Loading spinner
  20. Işılay C. avatarı

    Kablosuz bağlar ile günümüz ilişkilerini ne kadar güzel ilişkilendirmişsiniz… İnsanın zihninde yeni pencereler açıyor, emeklerinize sağlık <3 Tam bu yorumu göndermeye çalışırken gelen uyarıya bakar mısınız ? "çok hızlı yorum gönderiyorsunuz, lütfen yavaşlayın…"

    Loading spinner
  21. Rabia avatarı
    Rabia

    İnsanlar birbirine ‘kablosuz’ bağlanınca kopuşları da bir o kadar hızlı oluyor…

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner