Sabah trafiğe kalmamak için evden erken çıkmıştı Mehmet. Mesaisinin başlamasına daha vardı, arabasını park edip iş yerinin yakınındaki parka gitti. Kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra ofise geçti. Buraya başlayalı daha birkaç gün olmuştu. Çaycı kadının açtığı radyonun sesi ve demlenmiş kahve kokusuyla mutfağa yöneldi. Fitre kahvesini alıp odasına geçti.
Masasında özenle hazırlanmış bir paket vardı, üzerinde kocaman “Yeni İşinde Başarılar” yazıyordu. Evet, eşi Ayşe ona sürpriz yapıp bir hediye göndermişti. Bu küçük jest onu çok sevindirdi. Son zamanlarda ailesiyle arasında bazı sorunlar olmuş, yeni yeni düzelmeye başlamıştı. “Her şey yavaş yavaş yoluna giriyor” diye düşündü.

Daha önce çalıştığı yerde işini severek yapıyordu. O kadar özverili çalışmasına rağmen bu onun oradan sorunlu bir şekilde ayrılmasının önüne geçememişti. “Beni kovdular” diye mırıldandı, hatırladıkça hala üzülüyordu.
Orada sevilen, işini güzel yapan bir çalışandı. Ne oldu da işler rayından çıkmıştı?
İşlerin yoğunlaştığı dönemde arkadaşının izne çıkmasıyla başlamıştı her şey. Ofisten çıkacağı sırada müdürü yanına gelip mesaiye kalıp kalamayacağını sormuştu. Patron ondan bir raporu acil istemişti. O da yetiştirebilmek için Mehmet’ten yardım istiyordu. Müdürünün ne kadar zor durumda kaldığını görünce hiç düşünmeden “Evet” demişti. Patron da müdür de ortaya koyduğu işi çok beğenmişlerdi. Kendisinden istenilen işi başarıyla teslim etmenin gururunu yaşamıştı. Emeğinin ayrıca takdir edilmesi de onu mutlu etmişti. Sonraki günlerde müdürü birkaç tane daha benzer raporlar talep etmişti. Mehmet de aynı özenle, aynı çalışma disipliniyle istenileni yapmıştı.

Bir hafta sonra iş arkadaşı izinden dönmüştü. Mehmet “artık rahatlarım” diye içinden geçirmişti. Son günlerde mesaiye kaldığından eve de geç gider olmuştu. O akşam eve zamanında gidebileceği için mutlu olmuştu. Böylece evdekilerin de gönlünü yapabilecekti.
Fakat yine müdür odasının kapısında belirmişti. Ondan hemen satış raporlarını hazırlamasını istiyordu. Mehmet itiraz edecek olmuştu, ne de olsa artık mesai arkadaşı izinden dönmüştü. Ailesinin onu yemeğe beklediğini diyememişti. Müdürü onun konuşmasına fırsat vermeden
-“Sen bu raporlama konusunda gerçekten çok yeteneklisin. Patron da ben de senin tarzını çok beğendik.” demişti.
Mehmet tekrar itiraz edecek gibi olunca müdürü onu durdurmuş “Patron özellikle senden istiyor” diye eklemişti. Kabul etmekten başka bir seçeneği kalmamış, sadece “Tamam” diyebilmişti.
Önceleri destek olarak başladığı bir davranış artık onun görevi olmuştu. Yaptığı bir iyiliği geri almaya gücü yetmiyordu.
Sorun onun bir türlü hayır diyemeyişiydi. Çalışma saatlerindeki işlerine olan konsantrasyonu azalmıştı. Oysa eskiden kendi işinde daha başarılıydı. Bu işleyişe dur deyip bir karar vermesi gerekmişti.
Bir gün Mehmet toparlanmış çıkarken, müdürü yine gelmişti yanına.
-“Hayırdır nereye? Yetişmesi gereken raporlar bitmedi henüz” demişti. Mehmet ise
-“Üzgünüm bugün mesaiye kalamayacağım. Hatta çalışma düzenimin bu şekilde değişmesinden de çok rahatsızım. Lütfen anlaştığımız gibi eski iş tanımı ve çalışma saatleri düzenine dönebilir miyiz?” deyivermişti.
Kurduğu cümlelere kendi bile şaşırmıştı ama işte sonunda “Hayır” diyebilmişti. O ”hayır” onu işinden etmişti belki ama Mehmet çok şey öğrenmişti.
İyilik yapmak için iyi niyetle başladığı bir davranışa doğru zamanda “Hayır” demek ne kadar da önemliymiş diye düşündü. İyilik ne zaman tavize dönüşmüştü? Eskilerin deyimiyle taviz tavizi doğurmuştu. Gerçek başarı insanın gücünü doğru yerde kullanmasıydı. Doğru yerde doğru cevapları vermek insanın kendine olan merhametiydi.
Çalan telefon sesiyle kendine geldi, masanın ortasındaki pakete bakıp gülümsedi. Bu tecrübeler ile kendine yeni işinde başarılar diledi…
“Yeni İşinde Başarılar” için 20 yanıt
-
İş hayatın da başarılı olmaktan için yol alınır. Bunu yaparken de iyi ilişkiler kurmak ister insan. O sırada birinin işini görmek adına iyi niyeti ile bir davranış sergilenir. O işe el atılır. O iş zamanla senin bir görevinmiş gibi algılanır. Sanki zaten sen yapmalıymışın gibi. Bu artık geri döndürelemez yere varınca. Problem başlıyor. Tam bu makale de konu edildiği gibi
-
Ne kadar anlamlı bir yazı…
-
Ne kadar doğru bir cümle
40 yıl düşünsem aklıma gelmezGerçek başarı insanın gücünü doğru yerde kullanmasıydı
-
Ne kadar doğru bir cümle iş olmasada hayatimizin çoğu yerinde karşılaştığımız bir durum. Her şey zamanında yaparsan kıymetli ve hasarsız oluyor
-
Ne zaman evet, ne zaman hayır diyeceğiz… Öğrenmesi zor ama mantığı da bir o kadar kolay bir şey.
-
İnsan iyi niyetli davranırken bile kendi sınırlarını ve nerede hayır diyeceğini bilmelidir.
-
İnsan başkalarını mutlu etmek için değil,kendine saygı duyduğu için hayır diyebilmelidir.
Başarı doğru zamanda doğru sınırı koymaktır bence yoksa iyi niyeti suistimal edicek insanlar her zaman vardır -
Çok güzel olmuş…. Kaleminize sağlık… insanın kendine olan merhamet kısmına farkındalık oluşturmuş👍
-
Doğru yerde doğru yanıtlar verebilmenin kıymetini anlatan güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık 🥰
-
Ne kadar da gerçek bir hikaye. Çoğu insanın hayatında yaşadığı ama çoğunun anlayamadığı anlasa da çözümünü uygulamakta zorlandığı bir konu. Çok faydalı buldum. Yazarın ellerine sağlık…
-
Güzel bir farkındalık hikâyesi netlik .. Mehmet’in içine düştüğü durumu yaşayan binlerce kişi var. Ancak o cesareti hepsi göstermiyor ellerini kollarını bağladıkları borç ve taksitleri var.
Ve kısır döngüye devam ediyorlar. -
İnsan takdir esil e isteğinden dolayıda aynı bilindik tuzaga düşebiliyor.
-
Mehmet bey gibi bir çok insan hayır diyemediği icin görevi olmayan işler görevi haline gelebiliyor. Çoğunlukla da bu ilişkileri olumsuz etkiliyor. Çok önemli bir konuya değindiniz teşekkürler
-
Doğru yerde doğru tepki vermek ne büyük konfor…
-
Hayır diyemeyince jest olsun diye bir jerelik yaptığın iyilikler bir süre sonra görevinmiş gibi olmaya başlıyor. Yapmadığinda da nankörleştirmiş oluyorsun insanları.
-
Hayır diyemeyenler el kaldırsın
-
Yaşamda ne çok mehmetler var. Önce küçük bir iyilikle başlayıp sonra görevin olması . İnsan sınır cizemezse çok ihlal ediliyor. Hayırda hayır vardır gercekten 🤗
-
Sadece eveti aşırılaştırmak nelere sebep oluyor…
İnsan gerçeği öğrendiğinde ne kadar da konforlu oluyor… 🙂 -
Bir kere yaptığın jest tavize dönüşürse kurtuluş çok zor. sınırları çok net belirlemek, bunu yaparken de kırıcı olmamak lazım. Taviz kime karşı hangi konuda verilirse verilsin mutlaka devamı geliyor.
-
bu ara bir kapı kapattım. doğru olduğunu biliyorum ama Mehmet kadar güçlü olmayı çok isterdim.
neyse …
Bir yanıt yazın