BAZEN BİR ADIM GERİ

BAZEN BİR ADIM GERİ

BAZEN BİR ADIM GERİ

2 dk okuma

İnsan sevdiği biriyle sorun yaşadığında ilk içgüdüsü çoğu zaman ilişkiye daha fazla müdahale etmektir.

Daha çok konuşur.

Daha çok anlatır.

Daha çok sorar.

Daha çok düzeltmeye çalışır.

“Beni anladın mı?”

“Neden böyle yaptın?”

“Bak, sana kaç kere söyledim.”

“Böyle yapmaya devam edersen…”

Niyetimiz iyidir, gerçekten ilişki düzelsin isteriz. Fakat bazen ilişkiyi düzeltmek için yaptığımız şey, ilişkinin düzelmesini engelleyen şeye dönüşür.

Çünkü iki insan birbirine fazla yaklaştığında yalnızca sevgileri değil; öfkeleri, beklentileri, korkuları ve alışkanlıkları da birbirine yaklaşır.

Artık karşımızdakini olduğu gibi göremeyiz. Her hareketine anlam yükleriz.

Çocuğun odasını toplamaması yalnızca dağınıklık değildir artık.

“Beni önemsemiyor.”

Eşimizin sessizliği yalnızca yorgunluk değildir.

“Benden uzaklaşıyor.”

Arkadaşımızın aramaması yalnızca yoğunluk değildir.

“Demek ki beni eskisi kadar sevmiyor.”

İşte böyle zamanlarda çözüm bazen biraz daha yaklaşmak değil, bir adım geri çekilmektir.

Ama mesafe koymak sevgiyi kesmek değildir, hele küsmek hiç değildir. Karşımızdakini cezalandırmak için sessizliğe gömülmek de değildir.

Sağlıklı mesafe, önce kendi duygumuzla aramıza küçük bir boşluk koyabilmektir.

Çocuğunuza çok kızdığınızda hemen konuşmamak…

Eşinizle tartışırken her meseleyi o gece çözmeye çalışmamak…

Arkadaşınıza kırıldığınızda anında ağır bir mesaj göndermemek…

Önce sakınmak...

Çünkü bazen insanın önce karşısındakini değil, kendisini durdurması gerekir.

Bir anne çocuğunun öfkesini yönetmesini istiyorsa önce kendi öfkesini yönetebilmelidir. Bir eş karşısındakinden sakinlik bekliyorsa önce kendi sesinin tonunu duymalıdır. Bir insan ilişkisinde saygı arıyorsa önce kendi davranışlarının sınırlarını fark etmelidir. Başkasını toparlamadan önce insanın kendi dağınıklığını görmesi gerekir.

Bu yüzden her zaman arınmadan önce sakınmak gelir.

Önce yanlış sözü söylemekten sakınırsın.

Aynı tartışmayı tekrar etmekten sakınırsın.

Her şeye müdahale etmekten sakınırsın.

Karşındakinin hayatını yönetmeye çalışmaktan sakınırsın.

Sonra arada küçük bir alan oluşur. İşte o alanda düşünmeye başlarsın:

“Ben neden bu kadar öfkelendim?”

“Gerçekten problem onun yaptığı şey mi?”

“Ben burada neyi fazla yapıyorum?”

“Neyi bırakmam gerekiyor?”

Mesafe bazen insana yakından göremediğini gösterir.

Bir tabloyu burnunuzu tuvale dayayarak seyrederseniz yalnızca renkleri görürsünüz. Biraz geri çekildiğinizde resim ortaya çıkar.

İnsan ilişkileri de böyledir.

Her ilişki sürekli dip dibe kalarak iyileşmez. Bazı ilişkilerin nefes almaya ihtiyacı vardır.

Biraz sessizliğe.

Biraz düşünmeye.

Biraz özlemeye.

Biraz da herkesin kendi sorumluluğunu taşımasına.

Belki de ilişkilerde olgunluk yalnızca ne zaman yaklaşacağımızı bilmek değildir.

Ne zaman bir adım geri çekileceğimizi de bilmektir.

Çünkü bazen bir insanı daha iyi görebilmek için ona yaklaşmamız gerekir.

Bazen de aynı insanı yeniden sevebilmek için biraz uzaktan bakmamız…

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (4)

  • Cemile dedi ki

    19 Eylül 2026

    Çok güzel :)

  • Şerife Değirmencioğlu dedi ki

    19 Eylül 2026

    Tuval metaforu ne kadar güzel anlatmış durumu.

  • Srpl dedi ki

    20 Eylül 2026

    Bunları anlamak yeni bir nakış açısı geliştirmek güzelmiş en güzeli de uygulayabilir olmakmış 💐

  • Merve Çelik dedi ki

    27 Eylül 2026

    “Yakın olmak için uzak dur benden”…En sevdiğim şarkının sözlerine harika bir makale yazmışlar, ne güzel yapmışlar :) Gerçekten her şeyin şifası zıttında…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.