
BÜYÜK AİLESİ
Yıllar içinde neler değişmişti neler. Hoş sohbetler daha da koyulaşmış, ikramlar daha da lezzetlenmişti sanki. Ev alma komşu al diye boşuna dememiş büyükler. Tabii iyi de olsa kötü de olsa her şeyin bir sonu olduğu gibi komşuluğunda sonuna gelinmişti. Artık yeni evin telaşı başlamıştı Büyük ailesinde. Evin girişi nasıl dekore edilmeli, mutfağa geçiş nasıl olsun derken herkes el birliğiyle yeni evin çehresini değiştirmeye odaklanmıştı. Konu komşu kimin aklına ne gelirse mesaj atar olmuştu. Aman ne fikirler ne tasarımlar ortaya çıkmıştı. Bir insanın tüm tanıdıkları mı mimar olur? Taşınacağını bilen herkes mimar oluvermişti birden.
Tek tek her fikir hem çok güzel hem de çok iyi oturuyordu plana. Ama gel gelelim hepsini bir araya getirince sanki bir boşluk oluşuyordu. Çok detay var ama görünürde hiçbir şey yoktu. Verilen fikirlerde, çizilen detaylarda bir bütünlük sağlanamamıştı. Büyük ailesi kendini yağmurda ıslanmış bir kuş gibi hissediyordu. Her yer de fikir var ama onlar ne yapacağını bilemiyorlardı. Herkes çok iyi niyetle ve işe yarar öneriler veriyordu. Ama eve yapıldığında uyumsuz görünüyordu. Ev tadilatı sadece annenin ya da babanın karar verebileceği bir işlem değildi. Hatun beğenmezse o düzenlemeyi artık her akşam yemekler ya çok tuzlu ya da çok acı olabilirdi. Ya da babanın bütçesi aşılırsa, beğendikleri de yapılmazsa bir müddet tatile gidilmez, eve tatlı da alınmazdı.
Büyük ailesinin annesi komşularından çok etkilenmişti. Nasıl etkilenmesin ki? Hepsini ayrı ayrı çok seviyordu. Hayatındaki anlamları büyüktü. Yeni evinde her birinden bir anı kalsın istiyordu. Ama onun bu kararsızlığı tüm tadilat sürecini etkiliyordu. Artık ustalar da çatlak sesler çıkarmaya başlamıştı. Çünkü siparişler tam işleme alınmışken ya ölçü değişiyordu ya da renk. Bu kadar sabırlı usta bulmakta zordu bu zamanda.
Ustalarla eşi arasında mekik dokuyan Büyük ailesinin babası çok yorulmuştu. Hem madden hem de manen. Kararsızlık onu bitirmişti neredeyse.
Eşinin kararlarında net olmaması hem süreci uzatmış hem de maddi kayıplara sebep olmuştu.
Eşini çok seviyor ve onu kırmak istemiyordu ama bu süreci durdurmalıydı artık. Zaman geçtikçe geçiyor, süreç uzuyor ve her fikir değiştirdiğinde maddi kayıplara sebep oluyordu.
Eşiyle konuşmaya karar vermişti. Nerede ve nasıl konuşacağını uzun uzun düşünmüş, planlamıştı. En uygun yer, tadilatı devam eden evleriydi. Sanki bir restoranda buluşur gibi evlerinde buluşmaya gitmişlerdi. Bu samimi ve sıcak fikir ellerindeki dürümlerle daha da hafızada kalır hale gelmişti. Bir yandan evin içindeki yarım yamalak ve uyumsuz işlere bakarak bir yandan dürümlerini yemişlerdi.
-Hanım şimdi şu balkonda çayımızı yudumlamak vardı. Ama sanki işler biraz uzadı gibi. Ne zaman çıkarız evimize desene?
-Ama Necati çok mahcup oluyorum şimdi. Kararsızlığımı yüzüme mi vuruyorsun? Ben kimseyi kırmak istemiyorum. Hem komşularımdan ayrılmanın acısını yaşıyorum. Onlardan birer hatıra olsun istiyorum evimde. Şimdi sen de bana gelmiş ne diyorsun.
-Hemen de gözleri dolarmış. Üzülme sen. Ama şunu da görmeni isterim. Fikirlerini sürekli değiştirmen bize zarar veriyor. Hem evimize taşınmamız gecikiyor hem de gereksiz masraf çıkıyor. Bir karar verip onda kararlı kalamaz mısın?
Gözleri dolan Neriman bir çocuk gibi ağlamaya başlamıştı. Bile isteye zarar vermek istemezdi tabi. Heyecanının fazla olmasıyla birlikte istediği dekorasyonda net kalamamıştı. Yeni eve taşınacak olmak onu duygusallaştırmıştı. Komşularına olan sevgisi içinden dolup taşıyordu. Bunun da yoğunluğuyla evinde ne gibi değişim kendi yararına olurdu tam hayal edemiyordu. Bir türlü kendi ihtiyaçlarına odaklanamıyordu. Ve farkına varmadan zarar veriyordu.
-Neriman gel şimdi burada karar verelim. Ne nereye olsun. Ne nasıl olsun iyice düşünüp netleştirelim. Sonra da vazgeçmeyelim olur mu?
Neriman kadir gecesi mi doğmuştu bilinmiyor ama sabırlı ve mantıklı düşünen bir eşi vardı. Ama Neriman da ona hemen uyum sağlar, ayak diretmezdi. Büyük ailesinin bereketinin sırrı bu mudur bilinmez ama tam ve beraber karar verdiklerinde hep işleri rast giderdi.
Evlilikleri boyunca karşılarına çıkan her sorunu çözmek için kafa kafaya verirlerdi. Enine boyuna düşünür taşınır öyle karar verirlerdi. Ve ne zaman bunu aksatsalar işleri uzar ve bazen de ters gitmeye başlardı. Her aile de böyle değildir tabi. Ama Büyük ailesinde işler böyle ilerliyordu.
Beraberce, samimiyetle, uyum içinde ve net olarak aldıkları her karar onları bir adım daha ileri taşıyordu.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.
