KENDİN GİBİ

KENDİN GİBİ

KENDİN GİBİ

3 dk okuma
1 tepki

Doktorun aydınlık bekleme salonunda, televizyondaki müzik eşliğinde bekliyorlardı. Taze kahve kokusu ile beraber sekreter onları odaya almıştı. Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi güm güm atıyordu. Bir önceki hamileliği çok zor geçmişti. Tekrar aynı şeyleri yaşamaktan korkuyordu.

Detaylı ultrasonun sonunda doktoru: “Bebeğin gelişimi gebelik haftası ile uyumlu.” dedi. Doktorun yüzüne boş boş baktı. “Uyumlu!” diye son söylediği kelimeyi tekrarladı.

Doktor: “Bebeğin gayet sağlıklı. Organlarının gelişimi bulunduğu ayı yansıtıyor, örtüşüyor; yani uyumlu.”

Doktorun odasından çıktı, salonda bekleyen sekreterle göz göze geldi.

-Her şey yolunda, diyerek gülümsedi sekreter kız

-Ama siz nereden biliyorsunuz, diyecek oldu vazgeçti.

-Uyumlu. Bütün mimiklerim, gülümsemem, davranışlarım mutlu bir insan görüntüsüyle uyumlu, diye geçirdi içinden.

Sekreter bu uyumu fark etmiş ve çıkarımda bulunmuş olmalıydı. İnsan kendisini anlatmak için her zaman kelimelere ihtiyaç duymaz. 

“Bir yerde var olabilmek, yaşayabilmek için uyum gerekir.” demişti doktor. 

Gerçekten öyle değil miydi? Bedeni hamilelik sürecinde bebeğin gelişimiyle birlikte değişmişti. “Aslında bedenimin yaptığı da uyumlanmak.” diye mırıldandı. Sağlıklı olmak ta uyumu gerektirmez miydi? Kalp, akciğer, böbrekler, hormonlar… Hepsi uyum içinde çalıştığında işler yolunda giderdi. Denge bozulduğunda ise hastalıklar meydana gelirdi.

İlişkilerde de böyleydi aslında. Geçenlerde “Sağlıklı bir ilişki için ne yapmak gerekir?” diye soruyordu televizyondaki spiker.

“Birbirine ayak uydurmak.” demişti seyircilerden biri.

“Bazen diğeri düştüğünde yavaşlamak; onu beklemek. Bazen de beraber koşmak.” diye devam etmişti.

“Aynı dili konuşmak, birlikte hareket edebilmek.” demişti başka bir seyirci de.

“Samimiyet kurmak!” demişti diğeri, “Güven inşa etmek!” diye eklemişti başka biri.

Anne, baba ve çocuk ilişkisi gelmişti gözünün önüne. Şahit olduğu birçok sahne… Annenin “hayır” dediğine, baba “evet” diyordu. Ya da tam tersi oluyordu. Ebeveynler uyumlu olamadığında, bu üç ayaklı ilişkide herkes kaybediyordu. İstemsiz olarak eli karnına gitti. Çocuk yetiştirirken eşler arasındaki uyumun önemini yeniden anladı.

Dönüş yolunda arabanın camından dışarı bakarken bunları düşünüyordu. Çarşı trafiği çok yavaş ilerliyordu. Yürüyüş yolunda asırlık çınarların altında insanlar yürüyorlardı. Kimi bir yere yetişmenin derdindeydi. Kimi arkadaşlarıyla muhabbet ederken geçip gidiyordu yanından. “Ağaçlar ve insanlar!” diye mırıldandı. Doğada da bütün canlılar bir uyum içerisindeydi. Her ağaç her toprakta yetişmiyordu. Her biri toprağına, iklimine uygun coğrafyada kök salıyor, meyvesini veriyordu. İnsan da tıpkı ağaçlar gibiydi. Kendini rahat hissettiği, samimi olduğu yerde kök salmak istiyordu. Uyum ve samimiyet birbirini tamamlıyordu. Bir elmanın iki yarısı gibiydiler.

“Ne kadar samimi, içi dışı bir!” 

“Olduğu gibi biri işte!”

“Onun yanında kendim gibi hissediyorum!”…

İnsan uyumun yanında samimiyet de arar. Karşındakinin niyetiyle davranışlarının uyumuna bakar. Bunu bulamayınca “Bir öyle bir böyle! Bunda bir tutarsızlık var.” der. Söylenenlerle yapılanlar aynı olmayınca kendini rahat hissedemez ki! Ses tonu, mimiği, hareketleri samimi olduğunda karşıdaki insana temas eder. “Sabahki halim gibi!” diye düşündü.  İlişki samimiyetin olduğu bir ortamda köklenip, büyüyüp gelişiyordu.

İlişkilerde uyumu yakalayamayınca o ilişkide problemler bitmiyordu. Aile, grup, topluluk olunamıyordu bir türlü. Aynı evi paylaşmakla yuva kurmak farklı şeylerdi. Herkesin ayrı telden çaldığı bir orkestra gibiydi böylesi.  Ortaya çıkan gürültüden başkası değildi. Herkes kendi isteklerine göre yaşayıp gidiyordu. Samimiyet de olmuyordu haliyle.

İnsanlar beraber gülüp ağlayabileceği; aynı yolda beraber yürüyebileceği kişilerin yanında olmak istiyordu. Böylesine birilerini buldu mu da bırakmak istemiyordu.

Kafasını çevirince, eşiyle göz göze gelip birbirlerine gülümsediler. İlişkilerinde uyumu yakalamışlardı sanki.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 1 tepki

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.