YOL

YOL

2 dk okuma
8 tepki

Uykusuz geceler, yeniden denemeler, sayısız kahve derken sonunda başarmışlardı. Artık hayallerine bir adım daha yaklaştıklarını hissediyorlardı. İşte yepyeni bir şehirde yepyeni bir macera onları bekliyordu. Sonunda istedikleri şehre taşınabilmişlerdi. Şehri keşfetmek için yola çıktılar. Işıl ışıl sokaklar onları sahile doğru sürüklüyordu. Bir yandan dalga sesleri, bir yandan hoş melodiler… Bu şehir şimdiden onları sarıp sarmalamaya başlamıştı.

Haritayı açıp onlara önerilen adresi girdiler. Ancak her zamanki gibi şarjları çok azdı. Bir süre sonra da telefonları kapandı. İçlerinden biri yol ayrımına gelince “Burası, kesin burası!” dedi. Kimse emin olamadı ama yine de yürümeye devam ettiler.  On dakika sonra aynı sokağa çıktılar. Yirmi dakika sonra kimse nerede olduğunu bile bilmiyordu. Sonunda bir kafeye oturup telefonları açtılar. Meğer başından beri ters yöne gidiyorlarmış. Herkes gülümsedi, şakalaştı ve sonra keşfe devam ettiler.

Yanlış sokağa girmek; şehirde o kadar da büyük bir mesele değildi. Ama hayatta her zaman işler böyle ilerlemiyordu.

İnsan yanlış yöne gittiğini hemen anlamayabiliyordu. Bazen yanında yürüyenler yönünü değiştiriyordu. Bazen onların hızı yanındakileri de hızlandırıyor, bazen de yavaşlatıyordu.

Gençlik tam olarak böyle bir dönemdi. İnsan kendi yolunu bulmaya çalışıyordu. Ne istediğini, nereye gideceğini anlamaya çalışıyordu. Bir yandan da kimlerle yürüyeceğini öğreniyordu. Bilmediği yerde çevresindeki kişilere bakıyordu. Kiminin cesaretini alıyor, kiminin telaşını taşıyordu. Kiminin alışkanlığına, fark etmeden alışıyordu.

Sonra bir gün kendi yürüyüşüne bakıyordu. ’’Bu hız gerçekten de ona mı aitti? O bu yolu böyle mi yürümeyi tercih ederdi?’’ İşte yol tamda burada değişiyordu. Bazı kararlar alınıyor, rotalar yeniden oluşturuluyordu. Bazı insanlardan uzaklaşmak gerekiyordu. Bazı insanlara biraz daha yaklaşmak... Her akışa kapılmamak gerekiyordu. Her şeye de karşı durmamak gerekiyordu. Bazen sakınmak, yolun en önemli parçası oluyordu.

Sakınmayan insan yanlış yola sapmaya en açık olan demekti. Bazen uyumlanmak, ilerlemenin kendisi oluyordu.

İnsan tabii bunları oturup düşünerek öğrenemiyordu. Yürürken yanındakilere bakarak öğreniyordu. Bilmediği şeyler bazen insanı doğru kişilere yaklaştırıyordu. Yolun sonunda nereye vardığı kadar; kimlerle yürüdüğü de insanı anlatıyordu.

Yanlış bir seçimin bedeli zannettiğimizden çok daha büyük olabiliyordu.  Doğru seçimler ise; doğru olanlara yaklaşmak ile başlıyordu. Sonrası kendi yolunda keyifli bir yolculuktu.

Ta ki varana kadar…

Etiketler:#sakinmada ustalik
Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 8 tepki

Yorumlar (1)

  • Feyzan H. dedi ki

    24 Ekim 2026

    İnsan yaşarken bilemiyor ki hangi yol doğru hangi yol yanlış. 🤷‍♀️
    Yanında ona destek olacak fikir verecek arkadaşlara çevreye ihtiyacı oluyor.
    Hepimizin iyi bir çevresi olsun dilerim 😊

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.