BERRAK BİR ZİHİN ŞART

Özenle hazırlanmış bir masa ve arkada ışıklı bir “Daima Aşk İle” yazısı… Fonda da kulağa hoş gelen klasik müzik… “Hayırlı uğurlu olsuuuuun!” deyince Burcu’nun amcası, bir alkış koptu kalabalıktan. Burcu’nun kalbi çok hızlı atıyordu ama içi sıcacık olmuştu. Ali’nin gözlerinden de bu heyecan anlaşılıyordu. Böylesi özel duygular nasıl oluyor da günün sonunda tam zıttına yerini bırakıyordu?

Burcu ve Ali ile lise yıllarında tanışmışlardı. Üniversite yıllarında birlikteliklerini ailelerine açıklamışlardı. Üniversiteden mezun olmuş, planladıkları gibi nişanlanmışlardı. Bir süre her şey çok iyi gitmişti. Ali işe başladıktan kısa süre sonra bir departmana müdür olarak atandı. Bu habere başta çok sevindiler ama zamanla Ali’nin işleri yoğunlaştı. Ancak bu durum düğün hazırlıklarında Burcu’nun daha aktif rol almasına neden oldu. Burcu artık ailesi veya arkadaşları ile alışverişlere çıkıyordu. Akşamları Ali’ye bulduklarını gösteriyor onun fikirlerini de alıyordu. Bir süre sonra Ali “Sen ne beğenirsen al, benim için uygundur.” diyordu.

Bu durumdan hayli sıkıldığında Ali’ye konuyu açtı. Ali “Yapabileceğim bir şey yok, geçinmek için bu işte yükselmeliyim. İstersen evliliği biraz erteleyelim… Hem işlerimi düzene koyarım hem de biraz zaman kazanmış oluruz.” dedi. Burcu bu teklifi kabul etti ve verdikleri kararı ertelediler. Başlarda Burcu da biraz rahatladı. Ama zamanla Ali ile iletişimleri de azaldı. Ali iş yemekleri, konferanslar, şehir dışı projeleri derken yoğunluğu içerisinde Burcu’yu daha az arar mesajlarına kısa kısa yanıtlar verir olmuştu.

Burcu artık Ali benimle evlenmek istemiyor mu şüphesine girmeye başladı. Çünkü artık görüşmek bir kenara doğru dürüst konuşamıyorlardı. Burcu sık sık aramaya ve sürekli mesajlar atmaya başladı.

Zamanla mesajlar uzun uzun paragraflara dönüştü. Ali’nin ise her seferinde mesajları kısalmaya başladı.

Burcu, Ali cevap verene kadar hop oturup hop kalkıyordu. En sonunda dayanamayıp “O zaman bitsin” dedi.

Yine “Sen bilirsin” cevabını alınca telefonu yatağa fırlattı. Odanın içinde sağa sola hızla yürümeye başladı. Tam o sırada telefonu çaldı, heyecanla koştu. Ali’nin aradığını düşünerek bakmadan cevapladı. Arkadaşı Esma’nın sesini duyunca hüzünlü bir sesle “Alo” dedi. Burcu kendini tutamayarak ağladı.

Esma: “Ne oldu? Burcu neyin var anlatmak ister misin” dedi.

Burcu başından sonuna her şeyi anlattı. Esma ise büyük bir sabırla dinledi.

Esma: Burcu bu durumu değiştirmek istiyor musun?

Burcu: Kesinlikle!

Esma: Tamam o zaman Burcu, şimdi telefonu yanına alma ve küçük bir yürüyüşe çık.

Burcu: Yürüyerek bu meseleyi nasıl çözeceğim ki?

Esma: Meseleyi çözmek için berrak bir zihne ihtiyacın var. Temiz bir havada sakin bir yürüyüş sana bu berraklığı sağlayacaktır. Bir şey düşünmek zorunda değilsin sadece güzel bir yürüyüş yap ve denizi seyret.” dedi.

Burcu arkadaşının tavsiyesini yaptı. Sahilde bir banka oturdu ve ufka daldı… Denizi uzun uzun seyretmek ve denizin Güneşle dansını izlemek… Bir süre sonra bu durum Burcu için bir alışkanlığa dönüştü. Her defasında bu kadar işe yaradığına şaşırıyordu. Kendine vakit ayırdıkça ilişkisindeki problemleri eskisi kadar önemsememeye başladı. “Demek ki her şeyi kendi halletmek zorunda değilim. Doğru yerde çekilmeyi bilmek boşlukların doğru şekilde dolmasını sağlıyor. Aslında her boşluğu doldururum zannım yavaş yavaş beni yarım bırakıyordu.” Diye içinden geçirdi Burcu.

Sonra telefonu eline aldı ve Burcu’ya bir mesaj attı…

“Çok teşekkür ederim arkadaşım, gerçekten berrak bir zihin bütün problemleri çözmek için uygun bir zeminmiş. Artık daha net ve berrak her şey. Tavsiyen için çok teşekkür ederim. En yakın zamanda bir kahve içelim. Çok öptüm.”

Yine bir gün yürüyüş sonrasında eve doğru yol aldı. Eve geldiğinde Ali, apartmanın önünde elinde çiçekle bekliyordu. Burcu’ya endişeli bir tebessümle baktı. İçinde daha çok ümit ve sevgi olan bir tebessüm… “Seni bu süreçte tek başına bıraktım. Her seferinde ikimiz için çalıştığımı söylesem de bu durum işkolikliğe vardı. Artık sürecimize yeni bir sayfa açalım, beraber çabaladığımız bir sayfa…” Burcu yelkenleri hemen indirmedi ama içten içe de mutlu oldu.

Artık yeni bir sayfa açıldı hayatlarında… Herkesin yerini bildiği, beraber üzülüp beraber sevindiği bir sayfa…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner